# Hoş Geldiniz # - Blogcu



# Hoş Geldiniz #

16/3/2009 - yorgunum:



                                      Yorgunum......
                Yaşamaktan değil ama yaşatmaktan
Didinmekten,gözümde canlanmasa bile yaptıklarım
Zayıflığımın tepesinde şovalye rengine bürünmekten
                   Nerede olduğumu bilsem bile

                                      Yoruldum..

                                      Yorgunum..
             Yaptıklarımdan değil yapamadıklarımdan
             Yaşamadıklarımdan,yaşatamadıklarımdan
                            Yıprandım,kırıldım,eğildim
Kestirip atamadıklarımdan ve attıklarımı toplayamamaktan

                                    Yoruldum

                                    Yorgunum
    Hissettiklerinden değil hissetmediklerinden
         Kafesleri kırmak zorunda olduğumdan
                 İstemesem de gerildim,kızdım
                Sıkıldım sevgimi kanıtlamaktan


                               Yoruldum

                               Yorgunum
                 Anlatmaktan seni,onu,diğerini
                   Anlatamadım,dinletemedim
                           Kimim?Neyim ben?
                       Beklemeketen sıkıldım
    Ne zaman sıra bana gelecek dinleneceğim diye

                               Yoruldum

                               Yorgunum
          Yürümekten karıncanın ağırlığıyla

                               Mutsuzum
      Gösteremediğim için geçtiğimiz yerleri
     Ben her adımını yaşasam bile yolculuğun
                     Farkında olamamandan

                              Yoruldum

                   Yorgunum sevmekten
             Sığmadığı için tek bir yüreğe
             Tutulamadığı için bir çift elle
                     İki kişilik yoruldum

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - hayat devam ediyor:

Hayat devam ediyor; kaybetsem de gözlerimi.
Ellerim tutmasa da, benliğini.
Özgürce koşamasam da içimdeki propagandalarımda.


Hayat devam ediyor,
Biz yorulsak, düşsek, takılsak da geçimsizlik hallerimize.

Bize açılan kapının ne olduğunu görmeden, bilmeden
Umursamadan gördüklerimizi oradan oraya savuruyor.
Nekrozlarım oluşuyor, tamir edilmez döküntülerim.
Her şey bir gün geçmiyor, bazen bunu göstertiyor gün yüzünde.
Bazen de, en önemlisi sırası geldiğinde
Bir gün her şeyin biteceğini simamıza bir tokat yapıştırıyor.
“Evet” dememize, kabul etmemize fırsat bırakmıyor
Zaten “hayır” deme gibi bir şansımız bile olmuyor.
Bir tiyatro da, karagöz oyunu misali
Kuklalığın en gösterişlisini oynuyoruz sahnede.

Hayat devam ediyor; biz istesek de, istemesek de.
Açtığı yaraları kanatıp dursa da
Ömrümüzün eksileri çoğalmış olsa da.
Böylesine bir mühembeti yaşarken iki seçenek geliyor;
Ya son eksiyi alıp kaybediyoruz bu oyunu,
Ya da yarım da olsa artı almak düşünceleriyle savaşıyoruz
Bir gün onu da alt edebileceğimizi umut ederek.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - mutluluk:






MUTLULUK BELKİ HUZUR...
BELKİ BİR TABAK YEMEK
BELKİ ÜÇ ŞEY ARASINDA UYUYAKALMAK

BELKİ YOL ORTASINDA PERVASIZCA OTURMAK...
BELKİ DOSTLARLA SOHBET...

BELKİ SEVDİĞİN ŞEHİRDE YAŞAMAK

BELKİ KAHKAHALAR ATARAK GÜLMEK

BELKİ SEKRONİZE OLMAK

BELKİ BİR DOĞUMGÜNÜ KUTLAMAK

BELKİ GECE....
 
BELKİ SEVDİĞİNLE BAŞBAŞA OLMAK...

BELKİ SENDEN ÇOK DAHA FARKLI BİR CANLIYLA BERABER OLMAK !

BELKİ SADECE GÜLÜMSEMEK

BELKİ ÇİKOLATA

BELKİ SÖZ VERMEK

BELKİ SADECE NEFES ALMAK

BELKİ SİYAH BEYAZ DA OLSA GÜLÜCÜKLERİ UNUTMAMAK

BELKİ BİR KİTAP OKUMAK !

BELKİ EVLENMEK...


 

BELKİ EVİNİN BİR KÖŞESİ

BELKİ DE


 
BU
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - ._.


:ask:Biz Melekler..


Ve aslında hepsi birbirinin aynıydı



Ufak şeylerle mutlu olabildiğimizi göremediler



Görünüşte dır dır eden hep bizdik



Şeytana uyanlarımızda çıktı elbet


Her zaman nazik olmalarına rağmen anlayamadık onları




Ama mutluyuz biz



İçimiz yanınca ağlayabiliyoruz



Erkek dünyasının savaşların da en çok yıprananlar olsak da



Bu görüntülerin nedeni de hiç bir zaman kadınlar olmadı



Bunları biz öğretmedik onlara



Biz ağlamak ister miyiz yitik canların ardında




Bir tas yemeğe bile sevinir hala getirenler kimler sizce



Dedim ya mutluyuz biz

  
Niye mi ????



Biz bu mucizenin gerçek tanıklarıyız



Toprağa can veren su gibi,dünya ya biz can veriyoruz



Dünya bizimle renkli



Aile olmayı seviyoruz



Yanyana anlamlıyız

Geride veya ileride olmak değil önemli olan 



Bağımlı bile olsak

Özgür ruhluyuz biz



Her yaşta öğrenmeye açığız



Bırakalım erkek gününü,kadın gününü,anneler gününü





HER GÜNÜMÜZ 'İNSANLIK ADINA UTANÇ DUYMADAN'YAŞANSIN


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - Üçüncü Şahsın Şiiri / Attila İlhan

gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - Özür dilerim!

Özür dilerim !

 

Aklım takıldı!
Bir şey diyeceğim!
Yok, yok demeyeceğim!
Vazgeçeceğim!
Aslında başka bir şeydi söylemek
istediğim.
Yazdım, sildim…
Yazdım, sildim…
Seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim. Ama sorsan
söylemem! Sen anla! Hisset ya da.
Yormak istemiyorum artık hiç kimseyi. Yorgunum
zira! Yeniden kurasım yok hiç, aşka dair
cümleler. Kelimeleri yan yana getiresim yok bir de,
kendimi anlatmak için.
Sen anla!
Konuşmak istemiyorum kısaca. Konuşacak
ne var ki? Benim sana gelene kadar ne
yaptığım mı, senin bana gelene
kadar ne yaşadığın mı?
Saçma!
Ne geçmişe aidim artık ne de geleceğe ve
kaçırmak istemiyorum şu anı da,
olmuşların, bitmişlerin,
gelmişlerin, geçmişlerin laf
kalabalığında. Olacakların,
biteceklerin ve geleceklerin kurgusunda ya da…
Ama şimdi burada, seni düşünüyorum ne yalan
söyleyeyim. Ama sorsan söylemem! Sen anla!
Ne şu andan öncesi ne şu andan sonrası…
Dedim ya; bir tek şu an'ın
ciddiyetindeyim.
Hayallerim yok sana uzun uzun anlatabileceğim ama
çok istersen kurarım tabi senin için ve illâ merak
ediyorsan hatırlarım elbet canımın
yanmışlığını da zira
unutmuş değilim.
Ruhumda dikiş izlerim…
Yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için!
Hiç söylenmemiş sözler duymaya ihtiyacım var,
ve belki yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var,
yetmiyor bildiklerim.
Şimdilik, baş edilir gibi değil içime
çekilmişliğim...
Sözlerini duyuyorum; düşüncemi zorlayan,
aklımı sana uçuran. Her anlamaya
çalıştığımda merak edilen
oluyorsun. Anlamak istemiyorum merak etmekten
korktuğum için!
Yoksa buradayım yani, yörüngendeyim.
Masallar tadındayım… Zehirli elma
hevesindeyim! Bul beni! Lakin ne soru istiyor
canım ne cevap. Ne bir beklentim var ne de bir söz
verebilirim.
Bulursan, sadece bulduğuna sevineceğim! Ve
eğer geleceksen, seni burada bekleyeceğim.
Ama ben sana, gün dünü unutmadıkça ve beyaz
sayfalar gibi olmadıkça ruhum, gelmeyeceğim…
Özür dilerim bu kadar yorgun olduğum için!

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2009 - bağlanmayacaksın-can yücel

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2009 - kendine iyi bak


...

“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...

"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.

"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.

"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/12/2008 - ..

Sarışın değilmişim
Kara kaş kara göz yasak
Has ana'dan gelmişim
Öz ocağımda öz yasak

Üç ayak bir şafak
Bir kaç sefil gözde nesil
Yırtılan nazlı bayrak
Gözüme bağlı mendil

Ben kırk kere İsmail
Babam bir kere İbrahim değil
Babam asil
Babam adil
Babam katil

Yaşımdan bir çağ yürüdüm
Gece susadı gündüze
Bir Kızıl Elma'ydım çürüdüm
Halden hale geze geze
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/11/2008 - aşka dair resimler
















__________________

nası çok anlamlılar değil mi
haydi bakem pamuk eller klavyeye bir yorum lütfen :D
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Merhaba...!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

denizkumuu
Blogcu Yardım
winxbestebuse
yakamozdakigozler
busekizdanbanner
duygularayolculuk
meleksoylu
okyonusmelegi
asipelerinlicadi
andasakli
rapperprenses
happybuseee